pazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2014 Pazartesi

Sevdiklerimizle bir pazar günü...


  C.tesi günü doktor çıkışı u.can beni annemlere bırakıp işine giderken kızkardeşimi de alıp bize götürdüm. Üstüne de güzel bir sürpriz yapıp ikindi gibi annem ve babam geldi : )  Gerçi akşam babam eve döndü ertesi sabah kahvaltıya gelmek şartıyla ama annem ve kızkardeşim bizde kaldı. Biraz yemek, dinlenme derken sağolsunlar beraber biraz evi topladık. Akşam u.canla yemeğimizi yedik ve geç saatlere kadar ( u.canın gözleri kapanmaya başlayana kadar daha doğrusu J ) oturup sohpet ettik.Ertesi sabahta erken uyandık ve evin son rotüşlerini yaptık ki kapı çalındı. Ablam, eniştem , babam, kızlar ve ablamın tatlı , bal oğlu tıntırış geldi kahvaltıyaa : ) Bende üstüne komşum olan dayımlarıda çağırınca kahvaltıya tam bi aile günü oldu : )
Kahvaltımızın ilk hali ki son hali sadece boş tabaklardı : ))
 
 
 
Günümüz güzel başladı . U.can saat onikiye doğru işe gitmek zorunda kalınca bizde kahvaltı, kahveler derken sonrasında yengemin ısrarı üzerine onlara geçtik ailecek. Orda da benim evin en sevdiğim yeri olan kış bahçesinde  sırtıma güneş vura vura biraz zaman geçirdim bende : )
 
ve tabi kız kardeşimle beraber yengemin o güzel çıçeklerini ve kendimizi bir güzel resimledik burda günün hatırası olması adına ; ) : )
   Ve akşam  u.canın beni almaya gelmesiyle sevdiklerimizle geçirdiğimiz güzel bir pazar gününe nokta koyduk :)
 
 

14 Mart 2014 Cuma

uzaktayken corcianaz' ın güncesi 18 kasım 2012 pazar

Biz Sinemaya GİD( EM) İYORUZ :) 

  Pazar günü madem arabamızda yok en yakın avm de biraz zaman geçirelim dedik u.canla. Gerçi hava soğuk olduğunda veya bi kahvemi içsek vs. dediğimizde hemen akla gelen şu avmler bazen kurtarıcı olsada aslında ben sevmiyorum. Hava nasıl olursa olsun benim favorim hep açık hava :)  Her neyse kararlaştırdığımız saatte demek isterdim ama evden çıkmam biraz zaman aldığı için birazcıcık gecikmiş olmamla buluştuk u.canla. Sonra ne yapalım falan derken " sinema gitseydik iyidi "dedim :) U.can sonu kötü biten veya sıktıntılı filmleri sevmediği için ki bu yüzden onunla daha önce hiç sinemaya gitmedik ;)  önce çok hoş bakmasada hadi gidelim dedi istiyosan. Tabi bi soluk biletleri aldık. Vee sinema saatini beklerken sıcak çikolata içelim dedik.
Onları içerken seni nasıl kızdırırım diye takıldım bi baktım ben kızmışım :D Tabi bu duruma bir karşılık vermek icab eder deyip ağzımın fermuarını kapatıyorum diye işaret ettim ve ne sorarsa sessiz kaldım :D Ben bunu biraz ona takılmak birazda eğlenmek için yaptım ama u.can benim bu sessiz halimi hiç sevmediği ve beni başının ağrımaya başlamasıyla tehdit ettiği için mecburen konuştum :) Ve koştur koştur filme yetiştik sonra. sinemayı çok sevmesede Pelican Mall ın rahat ve konforlu koltuklaırnı görünce birden gözleri parladı u.canın ve bir güzel yerleşti. Film başladı. Bi kaç dakka sonra da baktım montunu atmış üstüne mod uyku modu :)) Ama filmin başı komik geldi herhalde ki baktım ilgisini çekmiş izliyo. Gerçi filmin yanısıra Özcan Denizin marangoz tulumu ile yabancı müzik eşliğinde yürümüesi ve kızı ondan etkilenmesi sonucu banada böyle bir tulum lazım çalışırken diye söylenmeye başladı :) Hadi tulumu aldın dedim sen yürürken müzikte lazım o zaman . Yoksa etkilenmem ben:D:D  Her neyse biz tam filmin havasına girmişken birden ışıklar yandı. Baştan beri karanlık olan filminde sırrı çözülmüş oldu böylece. Görevli biri makinanın bozulduğunu ve filmin oynatılamayacağını paramızı iade edeceklerini söyledi. Ben film yarım kaldı derken u.can da tamda koluna kafamı koyup uyumayı düşünüyodum ben yaa..ben filmi istiyorum diye sızlandı :)
Çıkışta para iadesi aldık. Ve u.canla ilk sinema maceramızda tamamlanamadan bitmiş oldu :D

         Artık bu yarım kalmış film maceramız sonrasında iyisimi buraya tıkılı kalmayalım dışarı çıkıp biryerlerde oturalım dedik.Ve köprüyü geçip karşıya geçtik. Ama hava bir soğuk bir soğuk benim dişler zangırdamaya başladı adeta. Ellerim ve burnumdan hiç bahsetmiyorum zaten. Benim bu halimi farkeden u.can elimden sıkıca tutup yürümeye başladı. Ama soğuk ve üşümeye rağmen alışveriş algılarım halen açık olduğu için önce igs ye sonrada yol üstünde bir ayakkabıcıya uğradık. Sözde u.cana ayakkabı alacaktık ama o istediğini bulamazken ben iki tane beğenip aldım bile cicilerimi :) ( Resimlerini de koyucam sonra ;) )
Sonra da ara sokakta eski tarz döşeli ve güzel müzikler çalan şirin bir cafe bulduk.Ben bişeyler atıştırırken u.canda çayını yudumladı ve bir süre dinlendik ne güzel. Eee...haydi Abbas vakit tamam dediğimizde taksiye binmeyelim metrobüsle çabucak gideriz dedik ama tuyap fuarının azizliğine uğradık ki on be dakikalık yolu kırkbeş dakka da gittik :(  Beni bıraktıktan sonra u.canın kaçta evde olduğunu hiiç söylemiyorum zaten...
Herşeye rağmen soğuk ama güzel bir pazardı  :)

uzaktayken corcianaz' ın güncesi 04 kasım 2012 pazar

Süleymaniyede bir pazar ...
  04.11.2012 PAZAR GÜNCESİ
Pazar günü Süleymaniye Camisinin avlusunda çektiğim bir kaç kare  ;) 
Buranın manevi havası u.canın çok hoşuna gitmiş olucak ki ağzını kafama dayayıp bu yerlere beraber geldiğimiz için teşekkür etti :)  Sonrasında Mimar Sinan Teras Cafe diye bir cafeye gidip çay içtik ki manzarası ömre bedel...gitmediyseniz gidin görün ;) Üstelikte orda bir sürü teras cafe mevcut ve siz bu cafe olmasada diğerlerinden birinde bu manzarayı izleme fırsatıda bulabilirsiniz ;)


uzaktayken corcianaz' ın güncesi 28 ekim 2012 pazar

Biz söz verdik, sözlendiiik :)
28 EKİM PAZAR GÜNCESİ

    Evet şöyleydi böyleydi derken sonunda teyzemin ameliyatından önce sözün olmasına karar verdik hep birlikte :)  Sabah kalkışım stresti.Ardından U.can la konuştuk.Normalde o daha stres olmasına rağmen bana biraz telkinlerde bulundu. Teyzoşlarım öğleden önce geldiler ellerinde yaptıkları nefis yiyceklerle. Üsütne birde annemin ve kardeşimin yaptıkları. Bu arada ev halkı beni kendi halime bırkamış olup benden bişey beklemedi :) Bende öğleden sonraya kadar onlarla ve gelenlerle oyalandım. Öğleden sonrada kardeşimle kuaför randevumuza gittik. Ben istediğim modeli anlatmıştım zaten. Ama saçlarım yapılınca benim anlattığım modelle alakası yoktu :))) Allahtan fransız kadınları gibi maşalar kafama yapıştırılmış haliyle gayet şık gözüküyordu :D Hal böyle olunca istediğimiz modelin olmamasını pekte dert etmedik. Israrla makyajım az olsun şöyle olsun böyle olsun dedim. Oda hiç anlattığım gibi olmamakla beraber iyiydi :D  Eve gittiğimizde saçım ve makyajıma ilk tepki çok güzel oldu. Tabi adettendir sonradan büyük yenge falan acaba açsamıydın şunumu yapsaydın ( hoş o saatten sonra sanki bişey yapabilirmişim gibi :) ) diye fikir verdiler :)  Herneyse geliyolar geldiler derken  korna sesleriyle geldiler ve küçük dayımdan ilk eksiyi aldılar :) Kız vericek olmanında sıkıntısıyla bu cüretkarlık fazla geldi herhalde :)) Bende saf saf onlar değildir desemde onlar olduğunu görünce merak etme dayıcım ben frıça atarım u.cana dedim. O kornayı onun bastırmayacağını başkalarının kurbanı olduğunu bile bile :)
    Gelir gelmez bi telaş kahveyi yapmaya girişti sevimli mutfak ekibim benim daha erken biraz otursunlar yaa diye sızlanmalarıma rağmen. :) Allah ım kahveler yapıldı tepsi donatıldı. Bu seferde bu devasa tepsiyi dökmeden nasıl götürürüm ağzına kadar doldurmuşsunuz diye sızlandım ama dinleyen kim. Elimde tepsiyle kendimi mutfak kapısınd abuldum.Bi yandan da elinde fotoğraf makinası gülümse diyen kardeşime poz verip daldım içeriye :) Anaannesinden başlayıp kahveleri dağıtıım. Tam içeri girdim ki diğer kahveleri alıcam o ara isteme verme hepsi olup bitmiş bir alkış koptu ben ne olduğunu anlayamadan ...hoş u.can içerde olmasına rağmen o bile anlayamamış.. :) Derken nişan seranomisi yüzükler , resimler falan derken gecenin sonunda aynı kişileri nerden baksna üçer kez öptüm :)) Hatta uğurlarken dedim daha öpüp bayıltmıyım sizi ama dinleyen olmadı baktım yine öpüyoruz birbirimizi :))  Ben yüzük ve resimlerden sonra mutfakta aldım makinayı elime sevimli gözleri ışıl ışıl mutfak ekibimin bi ton resimlerini çektim :) O kadar stresten sonra birazda eğlence vakti olsun deyip ;) Yalnız gecenin sonunda resimlerdeki manzara kendini kasmaktan gülümsemeyi bile unutan bir u.can :) üstelikte resimlerde beni şööle bi kenara atmış benden habersizmiş gibi pozları vardı :)) Tabi ona sorarsam heyecandan ne yaptığını biliyormuymuş.Hadi kimse uyarmamış ben neden uyarmamışmışım...iyi de kim beni uyarmış ki:))))
     Eğlenceli bir söz , güzel bir gün oldu tüm heyecan ve stresimize rağmen :)

uzaktayken corcianaz' ın güncesi 22 ekim 2012 pazar

Evet hayat sürprizlerle dolu....bazen güldüren bazen düşündüren bazen ağlatan..
       Hayat sürprizlerle dolu. Kimi zaman hoşumuza giden kimi zamansa acı veren, hoşlanmadığımız...
      Geçen haftadan beri süregelen grip ve öksürükten henüz kurtulamadım malesef :( Üstüne bide dün u.canla sahilde yaptığımız yürüyüş tuz biber oldu galiba. Aslında niyetimiz sahil kenarı değildi ama sinemada  uzun hikayeye geç kalınca temiz hava alalım deyip çıktık avm den. Nereye derkende sahile yakın bi yerde oturup bişeyler yedik içtik. E..buraya kadar gelmişken havada fena değil yürüsek mi diye düşündük sonra.Tedbir olarak hırkasınıda yanına aldı .ucan. Üşürsün senn deyip .( Beni tanıyor mu ne :) Gidince iyidi de dönüşte benim öksürük başladı yine. Hayır karizmam çizilecek dememe rağmen sonunda u.canın bana bi kaç beden büyük gelen hırkasınıda giymek zorunda kaldım. Sağlık herşeydir ve bu uğurda karizma da çizilebilir bazen diyerek :D  Üşümeme rağmen bi çok resimde çektim, çektirdim :D Ben hırkanın derinliklerine gömülmüş ısınmaya çalışırken " hah şu ağaç güzel çekelim, sağ yap, kollarınıda alalım"  ...falan filan deyip :)
 

  U.can beni eve bıraktığında saat henüz erkendi. Eşofmanlarımı giyip yatağıma girdim hemen dinlenmek için. Yediğim soğuğu alıp götürsün istedim pikeme sarılırken. Sonr annem geldi. Teyzemin bir kaç gün önce omuriliğine yakın bi yerde çıkan kütlenin çok ciddi olduğunu ve biran önce ameliyat olması gerektiğini söyledi. Üstelik çook riskli dedi. Bir an şoka girdim sanki anlattıklarını dinlerken. Derdi veren dermanını da verirdi elbet. Öyle olacak İnşAllah . Kötüsünü hiç düşünmek istemiyorum. Ne aptalca şeylere takıp , kendimizi ne kadar üzdüğümüz geldi yine aklıma...böyle  durumlarda ne kadarda anlamını yitiriyor herşey, anlamsızlaşıyor taktığımız şeyler...Evet hayat sürprizlerle dolu....bazen güldüren bazen düşündüren bazen ağlatan..

uzaktayken corcianaz' ın güncesi 11 ekim 2012 pazar

yarım bıraktığımız işler...



      Bi yerlerde okumuştum önceden. Yarım bıraktığınız işler , fikirler vs. zihninizde yorgunluğa bir süre sonrada bıkkınlığa dönüşür diye. Birden aklımda şimşekler çakmış gibi bu yazıyı hatırlayıverdim ve geçen cumadan beri işyerinde ne var ne yoksa biriktirdiğim , laızm olur dediğim evraklar vs. elden geçirip atıyorum. Ve halende bitirmiş değilim. Şu kadarcık alanda ne çok şey barındırmışım öyle:D Ama temizledikçe hafiflemiş hissettim gerçektende. Yolun çoğunu aldım sayılır artık. Burası bitince aynı işlemi evde de yapıcam inşşşAllah : ) Yeni yeni kararlarda alıyorum kendi adıma. Henüz çok fazla uygulayamasamda beni ufak ufak uyandırmaya , mutlu etmeye başladılar bile bu kararlarım ; )
Tüm bu fikirlerim arasında haftasonu yazlıkta yapılan aile toplantısı ve teyzemlerinde kahvaltıya gelmesiyle güzel geçirildi.. Bu işe bozulan da sanırım u.can oldu. Çünkü tek boş günü olan Pazar görüşemedik. Tabi ailemle olacağım için saygıyla karşıladı ama çokta hoşuna gittiğini söyleyemem ;) Hatta bi ara c.tesi günü kızdık galiba birbirimize ama hafta arası görünce barış tamtamları çaldı  : )  Gerçi bazen kızacağımı bilsede damarıma basıyor ama naapalım . Her gülün dikeni olur ;)

...bahçede eğlenirken çektiğim bi kaç kareyide eklemeden geçmiyim ;) 
bahçemizin kaplişleri :) 

bahçeden geriye kalan bi kaç biber ...
bahçede öyle pembe pembe görünce gel bakıyım dedim ekranıma :)

bahçemizde ikamet eden sırnaşık kedi Duman :) 

vee ....annemin ellerinden geçen bir saksı çiçeği :)

uzaktayken corcianaz' ın güncesi 30 eylül 2012 Pazar

kim demiş c.tesi, pazar dinlenme içindir diye :(
...kim demiş c.tesi , pazar günleri dinlenme içindir diye :(  bazen hafta içinden daha çok yoruluyorum bugünlerde...özelliklede dün annem ve kızkardeşimle dolaşmaktan ayaklarıma kara sular indi..ne çok ihtiyacımız ve ne çok ihtiyamıza uygun olmayan ürün var şu piyasada...:(  helede kıyafaet almak istersen işin daha da zor...ya tek tip herkesle aynı şeyleri giymeye razı olacaksın ya da bir t-shirt bile alamadan eve döneceğin günler olucak :(  herneyse ben istediğim hiç birşeyi bulamadım tabi..ama değişik tasarımları olan bir mağazada güzel jile tarzı bir üst aldım kendime. (Resmini daha sonra ekliycem ;) C.tesiden tek karım bu jile ve ayaklarımın ağrısı oldu :) Tamda p.tesi günü spora yazılmak isterken sol bileğimi de hafiften incittim galiba..garip sinyaller veriyor...Bende Sertab ın Mutlu olmak için şarkısını dinliyorum bu satıları yazarken biraz moral bulmak için :)
 
    Ayrıca bugünde dinlenmek yok bana :) Akşama u.canlara gidiyoruz ailecekk :) Bakalım nasıl geçicek :) Birazdan elbiselerimi hazırlıycam, saçlarıma ise henüz karar vermedim malesef..nasıl yapsam çokta istediğim gibi değilmiş gibi geliyor zaten hep bana :D
Yani bugünde yoğun geçicek.Artık yarın işyerinde çalışırken dinlenicem herhalde ;)
Eveet...şimdilik bu kadar...seee you later  ;) :)