bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2014 Salı

bahar geldi, içimiz bahar oldu...


    ....bahar geldi içimizde bahar oldu : ) Balkonumdan aşağıyı izleyince sokaktaki ağaçların kokuları baharı içime işletiyor adeta... Güzel , ümitli mevsim bahar : ) Gerçi iki gündür havanın sıcaklığı birazda hamilelikten kaynaklandığı için beni bunalttı ama yine de tiril tiril giyinip ayağıma terliklerimi giyip çıkmak güzel bir duygu : ) Gerçi tedbir amaçlı henüz terliklerimi giymedim ama böyle devam ederse hafta sonuna doğru herkesle beraber bende giymeye başlarım artık : )
     Gerçi terlik güzelde giyicek bişeyler bulmak zor :D  bütün yazlıkları eledim ve artık oğluşumla çoğuna girememe sorunu yaşadığımı gördüm. Sanırım artık nerdeyse 25.haftamızı tamamlıycak olmamızdan üzerime uyan bir şeyler bulmak oldukça zorlaştı. Demek ki neymiş...hiç sevmesemde alışveriş zamanıymış :D   Tabii çok abartmadan ;) Çünkü bu kıyafetleri çok fazla giyme şansım olmuycak. Büyük ihtimal oğluşumuzu elimize aldıktan sonra  dal gibi olacağım içiin :p :D

28 Nisan 2014 Pazartesi

haftasonundan...


   Bu aralar böbreklerimdeki ağrıdan dolayı hareket alanım çok kısıtlandı. Ancak yakında bulunan birkaç küçük markete biraz da hava almak için uğrayabiliyorum o kadar. Çalışmadığım zamanları daha çok evde dinlenerek geçirmeyi yeğliyorum.  C.teside doktorda tahlillerimizi yaptıktan sonra u.can beni annemlere bırak çok bunaldım dedim. Hazır ablam ve tatlı oğluda onlardayken bol bol sevdim onuda : ) Sonrasında eczaneye ve markete diye çıktık kızkardeşimle. Ve bu sevimli saksıları aldık . Gerçi altı delik olmadığı için saksı olarak değil  dekoratifte durduğu için şimdilik kütüphanemin üstünde yerlerini aldılar. Kafamda onlar için bi kaç küçük şey var. Yeni halleriyle paylaşırım artık ;)

   c.tesi günü kızkardeşimle çıktığımız  küçük market alışverişi yolunda içimize baharın geldiğini telkin eden bu gülden sonra  dün akşam yağan yağmur ,  bu sabahki hafif ıslak sokaklar ve serin hava dur bakalım daha bahara var diyor adeta …

 

26 Ağustos 2008 Salı

" hER mEVSİM bAHAR oLMALI "



.
..Sabah Muradiye ile yaptığımız küçük, tatlı sohpetten sonra " hER mEVSİM bAHAR oLMALI " deyip güzel bir kapanış yaptık :)

Her Mevsim Bahar Olmalı...

Temizlik güzel şey...
Gerekirse her mevsim bahar olmalı...
...Ve gözünü kırpmadan, “Belki lazım olur” demeden, kaldırıp atmalı fazlalıkları insan...
“Belki dönerler” diye umut kapısını açık tutmak kadar tehlikeli, sağına soluna yapışmış hatıraları saklamak...
Hemen kurtulmalı onlardan...
Üstü hafif tozlanmış olanlardan tutun da, nemli kaldığı için paslanmışlara kadar atmalı her şeyi...
Siyah beyaz bir fotoğraf... Mermerden bir kolye... Zaman zaman alev alan bir çakmak... Kırmızı, kalın bir kurdele...
Basit bir sivilce gibi söküp atmalı...
Kanatsa da, boşluk bıraksa da kurtulmalı...
Çekmecede eski bir hesap makinesi mi; “Teknolojinin insana direnemeyeceğini” ders edinip fırlatıp atmalı...
Bilgisayarda, “Ne yazılmalı ki silinip gitmesin” diye başlayan yarım kalmış bir şiir mi; silip geçmeli... Acımamalı...
Sonra dip, köşe, bucak ne varsa süpürülmeli... Tertemiz edilmeli...
Hafif bir baş ağrısı, biraz halsizliğe katlanmalı...
Daha temiz kirletmek için her şeyi silmeli...
Değişime karşı koymamalı...
Artık bildik yaşantının, bildik yükünü taşımamalı... Hafiflemeli...
Ağlamamalı... Mızmızlanmamalı...
Sonra yürekteki çivileri söküp atmalı... Sızısını bastırmalı...
Açtığı boşluklara, “Hoş geldin”ler doldurmalı...
Yeniden özgürlüğe, huzura erişmeli...
Çekip atmalı perdeleri... Pencereden girmek için direten güneşe, toprağı delen yağmur tanesine izin vermeli...
Mevsim ne olursa olsun baharı çağrıştıran rüzgarı hissetmeli...
Silkinmeli yeniden... Yeniden başlamalı...
“Bir gün lazım olur” diye telefon rehberinde isim kalmamalı...
Baştan aşağı tarayıp, silip atmalı...
Kalbin dibine kadar inmeli... Biriken tozları silmeli...
En keskin temizleyici ile temizlemeli... En güzel parlatıcı ile parlatmalı...
Acılara kanmadan... “Bir daha asla” demeden...
Tüm korkuları, umutsuzlukları, nefretleri, özlemleri siler gibi silmeli...
Ne toz bulutu kalmalı, ne tortu tabakası...
El sallamadan uğurlamalı...
Tertemiz bir hayata başlamak, attığınız parçaları temizlemekten kolay olacak...
Göstermeli bu cesareti...
Oradan buradan kalan kırık dökük hayat parçaları hiçbir işinize yaramayacak...
Atmalı onları... Dönüp bakmamalı...
Her göz göze gelişinizde hiç gerçekleşmeyecek o umudu taşımamalı artık...
Aynı hüznü takınmamalı...
Yapmamalı... Tutmamalı onu... Kök salmasına izin vermemeli...
Hayatla barışmalı... Özgürlükle tanışmalı...
Her başlangıç, yeni bir umuttur... Yeni bir hayata başlamalı artık...
Kendinizden olan parçalara yer bırakmalı ambarınızda...
Yalan hüznünüze tuz basmalı, “Geride kalmışlıklarınızın” acısını bastırmalı...
İçinizdeki parçaları eski bir radyo gibi kaldırıp atmalı...
Özlem çalmasın diye... Hasret yakmasın...
Tozunu bile üflememeli...
Kalbinizi bir çekmece temizliyor gibi temizlemeli... Çöp ev olmamalı yüreğiniz...
Her mevsim bahar olmalı...

Ömer SÖZTUTAN