salı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
salı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2014 Cuma

uzaktayken corcianaz' ın güncesi 04 aralık 2012 salı

Aralık 2012 Salı

Bu sabah yağmur var İstanbul daa

   Bu sabah yağmur var İstanbul' daaa ...ne zaman yağmur yağsa MFÖ nün bu şarkısı dolanır dilime. Evet geçen günlere nazaran baya soğuk bir sabaha günaydın dedik. Sabah evden çıktığımda karşılaştığım soğuk artık kışın iyiden iyiye geldiğini hissettridi. Güneşli günlere elveda diyoruz artık :( Artık zaman üşüme zamanıdır. Durağa kadar her zamankinden daha hızlı yürüdüm soğuk sayesinde. Gece de yatana kadar gök gürültüsü ve çakan şimşekleri izleyerek uyuya kalmıştım. Dün sporu asıpta eve gittiğimde şunu yaparım bunu yaparım diyodum ama yemekti çaydı biraz tv biraz kitap birazda u.canla mesajlaşma derken bir baktım saat onbiri geçmiş onikiye gelmekte bile...ne çabuk geçiyor zaman . Yapıcak şeyler çok ama zaman yok :(
Hele ki şu karmakarışık ruh halimde her şey gözüme batıp rahatsız ediyor sanki...özellikle de şu zaman olayına feci takmış durumdayım bu aralar...iyisimi birazdan güzel bir çay söyleyip sonradan sıkışmamak için şöyle bi iş planı yapıp acilleri yapmak...
Sabah hava alsın diye camı açtığımda cam kenarına ilişmiş bulduğum salyangoz


uzaktayken corcianaz' ın güncesi 30 ekim 2012 salı

İyi Biten Hikaye...
30 EKİM SALI GÜNCESİ


     Sözümüz ağız tadıyla geçti teyzemin ameliyatı da öyle geçsin üzülmiyelim inşşAllah deyip salı günü tuttuk hastanenin yolunu. Benle kardeşim hastaneye gititğimizde teyzemin testleri yapılmış artık ameliyata alınmak için bekliyordu. İğne yapılmasını istemediği için son ana kadar konuştuk buz gibi olmuş ayaklarına kardeşimle masaj yaptık. Ve olabilecek en yüksek moralle büyük bir kalabalık onu ameliyata uğurladık .
    O, ameliyata girdikten sonra bizim ameliyathanenin kapısında sıkıntılı sürecimiz başladı...belirsizlik ne olacağını bilememek ...doğru telafuzu çaresizlik...o anda sadece Allah tan medet ummak....ve tüm bu karmaşık duygular içerisinde hayattan yeni yeni dersler almamıza sebep oldu bu hastalıkta....
    Ve...felç riski barındıran bu ameliyat teker teker uzun geldi herbirimize...Bizim umutsuzca bekleyişimizi gören doktorlar arada bize bilgi verdiler umut verici...vee en nihayteinde güzel haber geldiii :)) Teyzemin omuriliğinde bulunan kitle birazda kemikle beraber alınmış beklenilen gibi kötü bir yerde olmadığı için ve doktorun ikinci cümleside felç olmadı oldu...tabi bu sözlerle beraber sevinç gözyaşları dökülmeye başladı bu seferde hepimizin gözlerinden :))
    O an ne kadar şükretsek az gelir sözünün doğruluğunu bir kez daha yaşadım tüm iliklerimde...
Tıpkı kötü başlayan ama iyi biten bir hikaye gibi yaşadık bu olayıda...

uzaktayken corcianaz' ın güncesi 02 ekim 2012 salı

sıcak ...çok sıcak...
   Düne göre daha serin bir gün. Ve sabah saatlerinin serinliği iyi geldi bana. Dün nerdeyse baygınlık geçiricektim çalışmayan klima yüzünden. Arkadaşlar artık kafalarını ıslatmaya başlamıştı. Ben onuda yapamadım resmen fenalardaydım :(( Ama şükür bugün iyiyim ... Sabahtan bunaltan hava ve bir önceki gece saat ikide yatmam birleşince gün tam bir işkence oldu. u.can öğlen saati gelip beni bu boğucu ortamdan biraz kurtardı ama onunla doğru dürüst konuşamadım bile baygınlık geçirmekten... yemekten sonrada açılmayınca sen bana bi kahve ısmarla dedim artık..neyse içtim kahvemi . Beni firmaya bıraktığında tam biraz açıldım derken akşama kadar sürecek işkenceye devammm...üstelikte u.can adımı iyice uykucuya çıkardı bu son vukuattan sonra :((   Tam çekilmez olduğum bu öğlen arası beni bırakmadan önce sana bi soru sorucam dedim. " Beni ne kadar seviyosun " çok fazla düşünmeden cevap verdi.." Tuz kadar " diye :) Tabi o bu cevabı verirken ben N.Hikmetin daha edebi cevabını geçiriyordum aklımdan , o cevabı vermeyeceğini bile bile :))
'Ne kadar seviyorsun..?'' desen... O kadar işte..! Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin...!!! 
Olmadı dedim bilmiş bilmiş :) N.hikmet öyle söylememişti. Garibim çokta okumaya meraklı olmadığı için ne söylemiş peki dedi. Söylemem dedim kendin bul. Şimdi naapıyım gidip bütün kitaplarını mı karıştırıyım dedi haklı olarak :D peki dedim sevmek ve cehennem kelimelerini ipucu veriyorum ;) 
Tabi öğleden sonra aradı beni. " Yazıyorum ama googlede çıkmıyor " diye :))) dayanamadım tabi.Çabana sağlık deyip söyledim. Tabi bizimki bunada bi cevap buldu :) Dünyanın bilmem kaçı tuzla kaplıymış ve içinde cehennem geçen bu cevaba göre daha sevimliymiş :) Tamam dedim , öyle olsun .Tabi bu cevabıda duymak güzel. "Önemli olanda o , hoşuna gittiyse tamam" dedi :)
    Veee...u.canlara ziyaretimize gelince. Evi eniştem sayesinde kolay bulduk ve güzel geçti. Önceden tanışıyorlardı ve muhabbet dolu samimi bir ziyaret oldu. Herkes birbirinden memnun ayrıldı. 
Ama dönüş yolunda benzinlikte durduğumuzda gördüğüm gelin arabası bana bu işin sonunun buraya vardığını ve bir gün ailemden , odamdan ayrılıp gidiceğimi hatırlatınca nedense bi stres sardı beni ve uyuduğumda saat ikiye geliyordu... Sanırım bu konuda iyibi düşünüp kafamda bazı şeyleri oturtmam lazım. Yoksa hep gelgitlerle çok yorucu ...Herşeye rağmen tutunacağım tek şey sanırım u.cana duyduğum güven...
Eveet sabah sabah bu kadar ciddi düşünme yeter :) İşimize bakalım ;)